Az önce dolapta unutulmuş kapkara kirazları yedim. Bu tadın hiç bir içkide yada içecekte kullanılmıyor olması çok büyük eksik. Yok mu kiraz rakısı, şarabı yada mojitosu yapan bir manyak
Yapay zekalı robotlardan kaygılanırken insanlığı sivri sinekler biterecek.
Bu sene Ağustos ayı çok havalı, 1 Ağustos Dolunay ve 31 Ağustos Dolunay. Dolunay ile başlayıp dolunayla bitecek. Bu bilgi ne işime yarayacak hiç bir fikrim yok ama nefesi kuvvetli kim varsa benim için de dilek dilesin.
1971 model 280 SE coupe, tek geçerim
Tam olarak 20 yıldır küçük hacimli bir motosiklet ile çok uzun yollara çıkmayı planlıyorum. Bu yılda planladım tabi ki. Muhtemelen gidemeyeceğim fakat nasıl gaza geliyorum ve mutlu oluyorum bu durumdan anlatamam.
Sessizlik, boşluk değildir. O yanıtlara doludur..
cümlesindeki sorularla dolu olan gizli eziği bulunuz.
Daha dün çok pahalı dediğim bazı şeyleri, fiyat artışları değerlemesinde geride kaldığı için stoklama hissi. Ben bu hissiyatı hiç hak etmiyorum.
Arama motorları sayesinde bilgiye kısa yoldan ulaşınca kültürlü ve akıllı olmuyorsun bebişim. Bu aklı yavaş yavaş yok eden bir kısa devre. Zamanla etrafımız, herşeyi bildiğini sanan akılsızlarla dolacak.
Gün içinde duştan çıkınca, su sesi gelecek şekilde musluğu acil bırakıp, Lime aromalı maden suyu ve captain morgan brown rom karışımını mojito niyetine içersen ilk 25 saniye tatildeymişsin gibi hissettiriyor.
Mecralar kategorize oldu. Bir tarafta yaşamak istediği hayatı yaşıyormuş gibi yapanlar, diğer tarafta tüm sorunlarından, Freud'un belirttiği gibi yansıtma ile diğer insanları suçlayarak, linçleyerek kurtulmaya çalışanlar. Burası çok sahici geldi bana. İnsanlar ne kadar da oldukları gibi, hoş.
Zamanla yapmam gerekenleri unutmamaya çalışmak, onları yapmaktan daha yorucu bir hâl almaya başladı.
Bu arada, ortamda henüz keko yokmuş da o boşluğu doldurmak için özel olarak gönderilmiş gibi hissettim kendimi. Her gördüğüm kişiyi favlamak nedir? Utanıyorum şu anda
Nihai ortamda, herkes herşeyi kendi kendine anlamak zorundadır. Size nihai cevapları sunmaya çalışan insanlar aslında o cevapları kendileri de bilemezler. Çünkü bilseler, nihai cevapların verilemeyeceğini, yalnızca alınabileceğini bilirlerdi.