BESLEME YASAKLANAMAZ!
Birlikte yaşama kültürümüze, adalete, yaşam hakkına aykırı olan sokakta yaşayan köpekleri besleme yasağını tanımıyoruz. İtirazımızı yükseltmeye devam edeceğiz.
27 Kasım Perşembe günü, saat 15.00'de İstanbul Valiliği önünde buluşuyoruz.
#beslemeyasaklanamaz
halde yaşam hakkı savunucularının taleplerine, mücadelesine bu kadar arkasını dönmesini kabul etmiyoruz.
Hukukun, yaşam hakkının ve uluslararası hayvan refahı ilkelerinin dışında gerçekleştirilecek her türlü uygulamayı asla kabul etmeyerek karşısında olacağımızı duyuruyoruz.
ise, bu bilginin resmen ve görünür biçimde yalanlanmasını talep ediyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşam hakkı ihlali olan bu yasayı "uygulamayacağız" diyip, CHP’li belediyelerin sürekli köpekleri toplamak için seferber olması,
üstelik bu yasa toplum nezdinde kabul görmediği
sosyal medya hesapları veya yazılı açıklama aracılığıyla)bu iddialara ilişkin açık, yazılı ve zamanında bir bilgilendirme yapması gerekiyor.
🔹İddia doğruysa, sürece dâhil olan kişi ve birimlerin derhal tespit edilerek idari ve adli işlemlerin başlatılmasını; yanlış veya asılsız
işlemleri yapacağı yönünde ciddi ve endişe verici iddialar dolaşıma girmiştir.
Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi olarak, bu iddiaların derhal ve açık biçimde açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz.
🔹 İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin resmi iletişim kanallarından (resmî internet
İBB’DEN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ!
Sosyal medya ve çeşitli paylaşım kanallarında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından “destek ekibi” adıyla oluşturulmuş bir birimin gece saatlerinde ilçe belediyelerine yönlendirilerek hayvan toplama, barınaklara kapatma ve toplu öldürme
Yaşamı Kökten Büyütmek etkinliğinden; Tüm yaşam hakkı savunucularına, Burak Özgüner’in sözleriyle sesleniyoruz.
"Hayvanlar,insanlar,doğa için, istisnasız herkes için, topyekûn özgürlük isteyenler olarak, bulunduğumuz yerden dünyayı değiştirmeye devam edeceğiz reddedişimiz,neşemiz,öfkemiz ile"..
21 Ekim Salı günü (yarın)
katliam yasasına karşı, yaşam nöbetimiz sırasında uğradığımız taşlı saldırının ilk duruşması var.
hakkını savunmak için hayvanları korumayamadığımız bugünlerde yaşamdan yana olan mücadelemizin artarak devam etmesi gerektiğini biliyor ve bu uğurda herkesi birlikte dayanışmaya çağırıyoruz.
HAYVANA, İNSANA, YERYÜZÜNE ÖZGÜRLÜK!
GÜN, KUTLAMA DEĞİL , MÜCADELE GÜNÜDÜR!
Sokaklarda, ölüm kampı olan barınaklarda, hapishane olan hayvanat bahçelerinde, milyonlarca hayvanın yaşam alanı olan katledilen doğada,
mezbahalarda , ormanlarda; katledilen, sömürülen, işkence gören tüm hayvanların doğuştan gelen yaşam
Avukatlarımızla birlikte basın açıklaması gerçekleştireceğiz.
❗️Katledilen ve tutsak edilen canlar için,
❗️ Sessizliğe karşı bir arada durmak için,
TÜM YAŞAM HAKKI SAVUNUCULARINI BEKLİYORUZ
Karanfilini de, mumunu da, şırınganı da alıp gel.
📅 Tarih: 11 Ekim 2025, Cumartesi
Saat 14:30 - 15:00
📍 Yer: Hekimbaşı Barınağı, Ümraniye
✊ Ne Yapacağız?
• Avukatlarımız eşliğinde barınağa giriş yapmayı deneyeceğiz.
• Ziyaretçi kabul edilmediğini kamuoyuna göstereceğiz.
11 EKİM’DE HEKİMBAŞI BARINAĞI’NDA BULUŞUYORUZ!
🕯️ 13 Ekim 2024’te Ümraniye Hekimbaşı Barınağı’nda Yaşanan Katliamı Unutmadık!
Geçen yıl gönüllüler tarafından ortaya çıkarılan bu vahşetin ardından barınak ziyarete kapatıldı. Katliamın yıldönümünde, bu sessizliğe karşı ses olmaya gidiyoruz!
Sokakta yaşayan hayvanlara
tecrit ve katliam getiren yasayı çıkartanları da, uygulayanları da unutmayacağız, affetmeyeceğiz.
Tüm kafesler kırılana , yaşam ve özgürlük hakkı tüm türler için eşitlenene dek mücadeleye devam edeceğiz.
#HayvanaİnsanaYeryüzüneÖzgürlük
sene geçti.
Yasayı geçirenleri de, ‘uygulamayacağız’ deyip uygulayanları da, unutmuyoruz, affetmiyoruz!
Tüm kafesler kırılana, dostlarımız özgür kalana kadar mücadelemize devam ediyoruz!
Hayvana, insana, yeryüzüne özgürlük✊🏽
2 Ağustos’ta TBMM’den geçen ‘Hayvanları Koruma-ma Kanunu’ ile mahalle sakinlerimiz, komşularımız, okula giderken, eve dönerken bize eşlik eden dostlarımız, belediyeler tarafından toplanıp, hapsedilip, ‘barınak’ dedikleri ölüm kamplarında esaret altında öldürüldü.
Katliam yasasının üzerinden tam 1
eşitlenene dek susmayacağız.
Kafesler Kırılsın, Hayvanlara Özgürlük!
ve gönüllüler kendi imkanlarıyla hayvanları tahliye ederek kurtarmaya çalışıyor?
Neden hiçbir belediye hayvanlar için acil kurtarma ekibi kurmadı?
Neden hayvanlar sistemli biçimde ölüme terk ediliyor?
Çünkü bu sistem, yaşamı “mülk” sayılmayanlarla ölçmüyor. Yaşam ve özgürlük hakkı tüm türler için
yönetimler,yangın anında kapıları kilitli tutan kamu görevlileri, yıllardır tek bir tahliye planı dahi hazırlamayan bakanlıklar…
Hepsi bu organize cinayet zincirinin birer halkasıdır.
Soruyoruz:
Neden hiçbir toplama kampında (barınakta) yangın tahliye planı olmadığı için,hayvan hakları savunucuları
Ülkenin dört bir yanında çıkan yangınlar sadece ormanları, doğal hayatı ve insan yerleşimlerini tehdit etmiyor... Katliam yasası ile birlikte ölüm kamplarında (barınaklarda) tecrit altında tutulan hayvanların da hayatını tehdit ediyor.
Katliam yasasını çıkaran iktidar, talimatı harfiyen uygulayan
Geçmişten Günümüze Hayvan Hakları
İstanbul Barosu / Hayvan Hakları Merkezi
#HayvanaİnsanaYeryüzüneÖzgürlük
Sivas katliamını unutmadık
Unutturmayacağız!
Her yıl yaşanan orman yangınları doğayı ve milyonlarca canlının yaşamını yok ediyor.
Ormanları değil,şirketleri koruyan bu düzeni kabul etmiyoruz!
Enerji ve maden şirketlerine sınırsız imtiyazlar tanıyan yasa tasarısı doğayı sermayeye teslim ediyor.
Talan yasası geri çekilsin!
İnsanı, hayvanı ve doğayı hedef alan neoliberal "kalkınma" politikalarının karşısında yaşamın tamamını savunuyoruz.
Siyasi iktidarın zeytinlikleri madenciliğe açan, doğaya,hayvanlara ve halka düşman politikalarını kabul etmiyoruz!
Hayvana insana yeryüzüne özgürlük !
İnsanı, hayvanı ve doğayı hedef alan neoliberal "kalkınma" politikalarının karşısında yaşamın tamamını savunuyoruz.
Siyasi iktidarın zeytinlikleri madenciliğe açan, doğaya ve halka düşman politikalarını kabul etmiyoruz!
Hayvana insana yeryüzüne özgürlük.
www.youtube.com/live/QenUwAj...
geminin Mersin Limanı’na yanaşması kabul edilemez!
Emperyalizmin çıkarlarının bekçiliğini yapan, işgalci İsrail’e mühimmat taşıyan VELA’yı Mersin Limanı’nda istemiyoruz!
Bu suça sessiz kalmayacağız.
#WeAreMadleen
Filistin halkına yönelik saldırılara, soykırıma ve katliama karşı yola çıkan Madleen gemisindeki 12 aktivist, İsrail tarafından alıkonuldu.
İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamı devam ederken,İsrail Askerî Endüstrileri’ne (IMI) teslim edilmek üzere en az 15 konteyner çelik taşıdığı bilinen VELA adlı
yok edilmesine karşıyız.
Yaşamdan yanayız. Adaletten yanayız. Filistin halkının yanındayız.
________________________________________
#AllEyesOnMadleen
#WeAreMadleen
#FreePalestine
#HumanitarianAidIsNotACrime
#EndTheSiege
iletişim kesintisine karşı da uyarıda bulundu:
“Önümüzdeki saatlerde bizden haber alamazsanız, bilin ki bağlantımız kesilmiştir. Biz bu yola, hükümetlerimiz İsrail’e silah göndermeye devam ettiği için çıktık.”
Biz; soykırıma, ablukaya ve sürgüne karşıyız.
İnsanların, hayvanların ve tüm yaşamın yok
Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın tehditlerine şu şekilde yanıt verdi:
“Biz silah değil, yalnızca dayanışma, yiyecek ve ilaç taşıyoruz. Geri dönmeyeceğiz. Gazze halkının yanındayız. Eğer bize saldırırlarsa, bu birsavaş suçudur. Korkmuyoruz. En büyük gücümüz sizsiniz — halkların dayanışması.”
Olası bir