Canım metnini okuyup geri dönüş sağlayacağım ama önce şu ıslak kek tarifine bakmam lazım.
Eco’nun, profesörlerden pek çoğunun “çalışma masasının çekmecesi yayımlanmamış berbat romanlarla doludur” itirafı hüzün veriyor :)
Michael B. Jordan, bünyede hasar bıraktın.
☄️
Kızıl karıştırınca bedel ödetiyor.
Yağmurda saçı akanlar
Bir şeyler yazdım. John Malkowich, tiyatro, Koltès ve rengi koyu bir gölge meselesi üzerine.
open.substack.com/pub/fatihyig...
Enis Batur kitabının son okuması bitti. Gergin bekleyiş başladı.
Pançuni iyi seneler diler.
İlk Wattpad yazarımız Mehmet Rauf :)
Ben size teşekkür ederim.
Davulların Çaldığı Yerler’i de okudum, ilkin anlatıya dahil olmakta zorlandım, sonra kapıldım ve hiç bitmesin istedim. Güzel keşif oldu benim için. Rica ederim.
Kötü çevirime rağmen nefis
8 saat Türkçe öğretince 1 saat İngilizce dersi alabiliyorum. Mükemmel meslek
Sosyal medyayı o kadar azaltmışım ki eve geri dönüp telefon almak zorunda kaldım.
Hamiş: Çalınan Dikkat’i okumadım.
Kâmil Erdem, kör göze parmak sokmadan…
Çılgın kalabalıktan uzakta, oh mis gibi site. Pencereleri açayım da biraz hava girsin içeriye.
Sanki ülkede okur, eleştirmen, akademisyen kıtlığı varmışçasına kendi eserini maddeler halinde açıklayıp duran, yok şurada şunu yapmaya çalıştım burada bunu yapmaya çalıştım diyen adamı Foucault olsa unut. İyi okumalar sana. Yazdığını azıcık rahat bırak ki başkaları da okuyabilsin, senden çıktı o.
Çok şükür burada ödüllü yazar yok rahat bir nefes aldım.
Her sabah otomobilden otomobile koşarken, Fazlı Gök’ün “Birinci” adlı öykü karakterine dönüşüyorum.
Gorki, Çehov’a danışman hocaya mail atar gibi mektup yazmış.
Bugün bir öğrencim Ömer Seyfettin’den “Balkon”u okudu. Liseden beri sevişen iki âşık, hikayenin sonunda sürpriz bir şekilde üvey kardeş olduklarını öğrendiler. Emilia ve Julio’yu geride bırakan çılgın kahramanımız, dayanamamış kızı o yaşta hamile bırakmış.Yazar tuttu kızcağızı balkondan aşağı attı.
“Karakter, çevresine karşı duyduğu güvensizlik, öfke, anlaşılmama, melankoli, yas gibi duyguları kendisine yönelterek; onlara zarar vermemek için kendisini öldürmüştür.” İşte bu benim şimdiye kadar bir karakterin arkasından söylediğim en hüzünlü şey. Homongolos böyle bir karakterdi.
Bana hediye gelen kötü kitapları okumuyorum. Köye götürüp okuma yazma kursuna gelen kadınlara dağıtıyorum. Bana kitap vermeyin. Okumuyorum.
Pandoranın kutusunun anahtarı