Gazeteci Alaeddin Kaya’nın sağlık durumunu aile yakını aktardı:
“Beyninde su toplanmış ve ameliyat olması gerekiyor. Günde 20’den fazla ilaç kullanıyor. Tekerlekli sandalye ile bir yerden bir yere gidiyor. En son duruşmaya da ambulans tahsis edilmediği için katılamadı.”
Risale-i Nurlar gibi imanî meseleleri ikna edici bir tarzda ele alan eserlerin müzakere edilmesi de iyiliği emredip kötülükten sakındırma adına önemli bir yoldur.(***)
Ey kullarının dualarına icabet eden Mucîb Allah’ım! Bizleri, sevdiğin ve râzı olduğun
işlere muttali kıl, onları bize sevdir, onları hayata taşımaya ve başkalarına duyurmaya bizleri
muvaffak eyle!
Büyük Sensin Allahım. Her türlü hamd ü senâ Yüceler Yücesi Senin hakkındır ve sabah-
akşam tesbîh ile anılmaya layık yalnız Sensin. Âlemlerin Rabbi Yüce Allahım, Sana sonsuz
hamd ve şükür, Kâinatın Medar-ı Fahri Efendimize, âline ve ashabına da nihayetsiz salât ü selam
ederek Sana el açıyorum.
Asrın minaresinin başında durup gelecek nesle seslenen Müezzin’i siz duyacak; insanlığın muhtaç olduğu emniyet ve güven ruhunu siz uyaracaksınız!..
(İkindi yağmurlarından)
Müminler, içtimaî huzur ve yükselişin temini için, mesâîlerinin tanzimi, yapacakları işlerin taksimi ve teâvün düsturunun teshili ile beraber, aralarındaki emniyetin tesisine de muhtaçtırlar.(ikindi yağmurlarından)
Bi tahliye olanlara bi de içerde tutulanlara bakıyorum…
Bu toplum belasını çağırıyor.
(Av Hatice Yıldız dan alıntı)
“Nâdânlar eder sohbet-i nâdânla telezzüz / Divanelerin hemdemi divâne gerektir.”
“Nâdânla zordur sohbet, bilene / Zira nâdân, söyler ne gelirse diline.”
Ötelerde dünyanın bütün meşakkatlerini unutmuş bir şekilde Rabb-i Rahim’den selam alarak cennetlere yürüme şerefi mümine yetmez mi?(***)
Bir Şem’a ki Mevlâ Yaka, Üflemekle Sönmez
Âşık u sâdıkların dileği, ne helva ne de selva, illa rü’yet-i Mevlâ, illa rü’yet-i Mevlâ!..
Thomas Michel vefat etmiş. Adanmış bir ruh ve düşünce insanıydı. Rahmet diliyorum, sevenlerinin başı sağolsun.
x.com/caglayanderg...
Uğur Öztaş Bey ülkenin en namuslu insanlarından birisidir.
@adalet_bakanlik @ADLITIPKURUMU @nowtvturkiye
HastaMahpus TahliyeEdilsin
Bu fani dünyada her şey gibi insan da geçicidir. İnsanlar bu dünyaya bir bir gelir, dünyadan bir bir giderler. Gidenleri gelenler takip eder, onları da başkaları. Kendini burada kalıcı zannedenler, hiç ummadıkları bir anda öyle yuvarlanıp giderler ki geride kalanlar hayretle seyrederler. (***)
Ulvi meselelerle dertlenmeyene, süfli dertler musallat olur.
(***)
Herkes kendine bakmalı bu mevzuda. Herkesi kendinden âli görmeli. İşte Hazreti Pir’in de dediği gibi, “Nefis cümleden edina vazife, cümleden alâ” diyor.
(***)
Ehl-i vicdan ve sağduyulu insanların çoğu hapishanelerde ya da sürgünde
''Ayrıca paniklemeyin, kar makinesinden makam aracı olmaz, limuzin yerine de kullanılamaz.''
t24.com.tr/haber/demirt...
Merdan Yanardağ tutuklandıkları gece yaşananları anlattı: ''İmamoğlu, hakime 'başını eğip nereye kaçıyorsun?' dedi''
buff.ly/fEfNNeB
A Gift From God
15 Temmuz belgesi artık ücretsiz izlenebiliyor. Diğer dillerle beraber milyonlarca izlendi. Norveç, İsveç, Danimarka, İspanya, Hollanda gibi ülkelerin devlet televizyonlarında yayınlandı.
youtu.be/TjbyEUuTjJ8?...
Yüce bir gayeye kilitlenmiş adanmışlar, bugüne kadar Allah yolunda olmaya, gittikleri her yerde güzellik meşherleri oluşturmaya, canlı cansız bütün varlığı şefkatle kucaklamaya çalıştılar."
***
Böyle devlet mi olur?
Hukuk devleti endeksinde Türkiye, 143 ülke arasında 118. sıraya düşmüş; ne gam. Burada artık bir devlet yok; başka bir şey var ama adını, adlı adınca koymaya teeddüp ediyorum.
Eser Karakaş yazdı | velev.news/gorus/boyle-... @eserkarakas.bsky.social
Kışta gelmiştin ama soluklarında bahar,
Bugün geçip gittiğin yollar, bitevî gülzâr;
Mefkûren uğruna dolaşmıştın diyar diyar,
Şimdi bir yâd-ı cemil oldun, ey vefalı yâr.”
“Ateş düştüğü yeri yakar.” sözü insanların genel kabulü olabilir. Ancak bu, bencilce bir anlayış tarzıdır Gönlü insanlığa açık olan bir kimse, sadece kendi evine düşen değil, çevresine düşen ateşle de yanar.Peygamberane bir tabiat taşıyan ruhlara gelince, ateş nereye düşerse düşsün onları da yakar.
Zaman bizim için hep muharrem, zemin Kerbela oldu. Sinemiz, Hüseyin’in âh u efgânıyla inliyor. Gözlerimiz kararan ufuklarda, hilal arar gibi yolunu gözlüyor, her yüzde seni hayal etmek, her çığlıkta senin muştunu duymak istiyoruz. Sana hasret, sana susuz ve sana tutkunuz..!
“Sana, Cânân, gönül hayran nedendir / Cemâlin gün gibi rahşan, nedendir?!.”